|
Dilek ALTAY |
|  |
Alışmayın, Yaşlanmayın! |
|
| Sabah hep aynı saatte kalkıyor,aynı saatte evden çıkıyorsunuz. |
|
| Suskun
Bebeğinin bir türlü konuşamamasından yakınan kadına arkadaşı sordu: Konuşmayı öğretebildin mi ufaklığa? Kadın bilmiş bilmiş cevapladı: Evet konuşmayı öğrettim sıra susmayı öğretmeye geldi...
|
|
| Dağ Taş Türk Doğuracak !
Otobüste başını cama yaslamış düşünüyordu. Sabaha birliğine teslim olacaktı. Şimdiye kadar hiç ayrılmamıştı anasından,babasından,kardeşinden. Hele hele o yosun gözlü,utangaç bakışlı narin kız...Allah'ım gülmek bir insana bu kadar mı yakışırdı. Ayrılışları hiç kolay olmadı. O yosun gözler ağladıkça daha da yeşerdi. Hani utanmasa bizim asker de ağlayacaktı. Yutkundu defalarca boğazında düğümlenenlerden kurtulmak için. Ama olmadı. |
|
| Normallik x Deha
Dahiler ! Bazen hayranlıkla baktığımız, yerinde olmak istediğimiz ama çoğunlukla tuhaf karşılayıp yüz çevirdiğimiz "anormal" insanlar. |
|
| Gurbete Bayram Gelmiş...
Öyle ya da böyle hepimizin yaşam duvarının bir köşesine iliştirilmiştir gurbetten gelen bir kartpostal. Kah okumaya kah çalışmaya kah vatan borcunu ödemek için asker ocağına gönderilen oğullar, aşrı aşrı memleketlere gelin edilen kızlar, yad ellere uğurlanan sevgili,eş, ana-baba. Öyle ya da böyle gurbetin kokusu aşinadır hepimize. Hele gurbette bayram sabahları yok mu! Bu yazı size, bayramı gurbette geçireceklere... |
|
| Uyusun da Büyüsün
Koltukta otururken ayağının yere değmemesi, şekerlemelerin olduğu sergene uzanamaman gece istediğin saatte yatıp, istediğin saatte kalkamaman, istediğin kadar para harcayıp, istediğin yere gidip, istediğin zaman dönememen hep çocuk olduğundan zannedersin çocukken. |
|
|
|
| |
|
|
|